|
Dünya ekonomik krizle baş etmeye çalışırken, hızla Türkiye'yi saran krizin etkileri Manisa'da da görülmeye başladı. Manisalı esnaf ve vatadaşlar krizi en az etkiyle atlaymaya çalışıyor. manisalife.com olarak Manisa'nın nabzını tuttuk.
Sorulan sorular; Son günlerde Ülke genelinde olduğu gibi ekonomik kriz Manisa'da da kendisini gösterdi mi, işverenler sanayici işçi kıyımına girip işçilerini kapının önüne koymakta, Hükümet kriz öncesi gerekli önlemi adlımı yeterlimidir. İMF ile yapılan anlaşmanı nasıl buluyorsunuz?
Turhan Kurtoğlu (Sanayici-İşadamı): "Dünyada olduğu gibi ülkemizde ve Manisa'da da ekonomik kriz kendisini gösterdi. İş adamları olarak sonuna kadar mücadele etmesini bilmeliyiz. Bu ekonomik krizi yenmek için elimizdeki tüm imkânları seferber etmeliyiz. Elimizdeki atıl malları elimizden çıkarmalıyız. Elimizdeki gayrimenkullerden oturduğumuz evler hariç diğerlerini satmalıyız. Tabiî ki bu ekonomik krizde satabilecek olursak satmalıyız. Bunun yanında ne olursa olsun çalışmayı elden bırakmadan işçilerimizle omuz omuza bu kriz ortamında birlikte çalışıp krizi aşmalıyız. Çaresiz kalan işverenler, işçisine para ödemiyorsa mecburi ücretsiz izne çıkarır veya işten çıkarmak zorundadır. İşveren ücretsiz izne çıkarması bende daha iyi iş akitlerini kapatmaz ve insanların ümitleri son bulumuz kanaatindeyim. Hiçbir zaman ümitsiz olmamalıyız. Biz çalışkan bir toplumuz bu krizi de çabuk atlatırız inşallah. Hükümetimiz elinden gelen her şeyi yapıyor. Başbakanımız Amerika'da İMF ile görüşmelerini sürdürdü. İMF ile anlaşma noktasına gelindiğini belirtti. Onlarda konuyu yakınen takip etmekteler. Kriz bizi vurdu deyip ver vereye verilecek durum yoktur. Muhalefet ancak muhalefet yapmasını bilir yol gösterici bağlayıcı tutumu göstermez. Muhalefet doğruyu da yanlışı da eleştiriyor. Yapıcı olmalarını dilerim, Moral aşılamalarını diliyorum, Morali olan insan moralle işe başlarsa sonuç alabilir. Kazancın yarısı moraldir. Ben muhalefete güvenmiyorum " dedi.
Cahit Yayman (İş Adamı): "Bütün Türkiye etkilendiği gibi Manisa'nın da bundan etkilenmemesi imkânsızdır. Özellikle küçük esnafımız uzun zamandır bu krizi hissetmekte. Şu an içinde daha üst gurup esnaf tüccar gurubu bunu hissetmektedir. Hükümet sırası ile almış olduğu tedbirler var ama bunlar yetersiz. Kısım, kısım bu tedbirleri alıyorlar. Halbuki bu tedbirler bir paket halinde alınırsa daha kesin netice verilebilir. Tabiî ki işçileri ücretli izne çıkarması veya işten çıkarmaları istenmeyen şeylerdir. İyi günlerde bu işçiler fabrikalara hizmet vermişler, bir krizle karşı karşıya kalındığında o çalışanların dışarıya çıkartılması hoş görülecek değildir. İşverenler de bu krizden en askeri seviyede etkilenmeyi düşündükleri için bu işleri yapıyorlar. Hükümetin bir an evvel bu krizi önleyici kesin tedbirleri yürürlüğü sokması gerekiyor. İMF ile anlaşma iyi bir mesajdır. İMF ile eninde sonunda mutlaka görüşme zorunluluğu vardır. İFM bir tarafa itip te biz yaparız ederiz düşüncesinde Türkiye nin olma şansı şu an için yoktur." Dedi.
Hakan Dağlı (İş adamı): "Şu anki ekonomi tabiî ki durgun. Hükümet tedbirleri alsa da şu anda yansıma yoktur. Durgunluk hat safhada. İMF ile anlaşmalar daha öncede yapıldı. Çok faydalarını görmedik. İMF den ayrılmada ekonomiyi bozuyor. Daha farklı tedbirlerin alınması gerekmektedir " dedi.
Ahmet Ayberk Aloğlu (İş Adamı): "Şu an ekonomi de kötü olanlar büyük şirketlerdir. Bizim gibi küçük şirketleri fazla etkilemedi. Bir ay içinde bizim gibi küçük şirketleri de etkileyecek konuma gelmektedir. Küçük sanayicinin durumu uzun zamandır zor konumda zaman içinde işçileri tasfiye etmekte. Kriz bundan sonra o alanda daha da etkili görülecektir. Her kesim kendi tedbirlerini almak zorunda. Hükümet her gün TV lerde ülkemizi güllük güzellikler içinde olduğunu gösteriyor. Ne gibi tedbir aldığını görmüş değilim. İMF ile başbakanın aynı masaya oturup anlaşması hiç iyi bir şey değildir. Gösterişte iyi gibi görünse de uzun vadede kötüdür. İFM ile değil kendi ayaklarınla kredisiz yaşayabiliyorsan en büyük krizi aşmış olursun Elden alınan kredi ile iş yapılmaz ortamdayız. " dedi.
Adnan Kaçire: "Bu günkü ekonomik kriz dünyaya vurduğu gibi Manisa'ya da vurmuştur. Bunun zaman içinde aşılacağına inanıyorum. Tabi bu süre içerisinde yeni dengeler kuruluncaya kadar para değerleri, faizler, mal ve enerji fiyatlarında kaçınılmaz dalgalanmalar gösterecektir. Dalgalar gittikçe azalarak kriz başlangıcına göre daha üst seviyelere yeni dengeler oluşturulacaktır. Merkez bankaların en önemli sorunu piyasalara verdikleri aşırı likitlerin dengeli bir şekilde geri çekilmesi olacaktır. Onların başarı durumlarına göre dünya enflasyonuna genel siyaset belirlenecek. Ülkelerin ihracatları yeniden tartışmaya geçilecektir. Bütün ülkelerin özellikle bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin büyüme oranları artacak global kriz sonrası pembe günler ile tanışacağız. Krizde tüm dünya gibi bizde çok zorluklar ile karşı karışı kalacağız. Kriz en az 1 yıl sürmesi bekleniyor. Kazanç yönlerimize değil tasarruf amaçlı giderlerimizi bu süre içinde oldukça kısmalıyız. İMF ile başbakanın birlikte aynı masaya oturup anlaşması krizin aşılmasına etkili olacaktır " dedi.
|