|
Sağlık-Sen Manisa Şube Başkanı Yüksel Ülker, yaklaşık 8,5 milyon engelli vatandaşın, işsizlik, yetersiz eğitim, elverişsiz fiziksel koşullar ve toplumdaki olumsuz yargılar nedeniyle toplum hayatına uyum sağlamakta zorlandığını söyledi.
Ülkemiz nüfusunun yüzde 13'ünü oluşturan engelli vatandaşların, hayatı normal insanlara göre planlayan kurumsal ayrımcılıkla mücadele etmeye çalıştıklarını belirten Ülker, "Otobüsler, hastaneler, kaldırımlar, okullar, iş ortamları gibi hayat alanları, maalesef engelli kesimlerinin ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde bir noktaya ulaşmamıştır. Bu durum engellilerimizin toplumla bütünleşmesini zorlaştırmaktadır" dedi.
Ülker şöyle konuştu: "Tüm dünya'da olduğu gibi ülkemizde de engellilerimiz kendi engellerinin yanı sıra, ait oldukları toplumun ve devletin yaşattığı sorunlarla da başa çıkmaya çalışmaktadırlar. Ülkemiz nüfusunun yüzde 13'ünü oluşturan engellileri vatandaşlarımızın, eğitimden sağlığa, ulaşımdan istihdama hayatın her alanında ciddi sorunlarla karşı karşıya bulunmaktadır. Yaklaşık 8,5 milyon engelli yurttaşımızın; işsizlik, yetersiz eğitim, elverişsiz fiziksel koşullar ve toplumun engellilere bakışındaki olumsuz yargılar nedeniyle, toplumsal hayata uyum sorunu yaşamaktadırlar. Özellikle toplumsal hayata katılımın en önemli göstergesi ve temel bir insan hakkı olan çalışma hakkı ise, engelli vatandaşlarımız açısından temel bir sorun olarak öne çıkmakta, hatta diğer sorunların da temeli olarak görülmektedir. TÜİK verilerine Türkiye'de ise işgücüne katılım ortalaması yaklaşık yüzde 50 iken, engelli nüfus arasında işgücüne katılım oranı yüzde 22 düzeyinde kalmaktadır. Bu durum engellilerin çalışma hayatında var olma koşullarının daha zor olduğunu ortaya koymaktadır. Engelli vatandaşların 2005 yılında, Uluslar arası sözleşmelere uygun, özel bir kanuna kavuşmuşlardır. Ancak üzerinden üç yıl geçmesine karşın uygulamada kanunun beklentileri tam olarak karşılayamamıştır. Bu da gösteriyor ki, engelli vatandaşlarımızı anlayabilmek için kanun çıkarmaktan daha önce zihniyetlerin değişmesi, engellilere yönelik toplumsal ve kurumsal bakış açısındaki yanlışların düzeltilmesi gerekmektedir. Son yıllarda engellilerin sorunlarının çözümüne yönelik önemli açılımlar gerçekleştirilmiştir. Ancak başta 5378 Sayılı kanunla getirilen yüzde 3 oranındaki zorunlu istihdam oranının 8.5 milyon engelli nüfus göz önünde tutulduğunda yetersiz olduğu bir gerçektir. Özel eğitim hizmetlerinin sunumundaki eksiklikler nedeniyle engellilerin hayata kalıtımını geciktiren sorunlar devam etmektedir."
"SOSYAL HİZMET ÇALIŞANLARININ SORUNLARI GİDERİLMELİDİR" Gerek doğal koşullar gerekse sosyal hayattan ve devlet yönetiminden kaynaklanan sorunlar nedeniyle toplumun en problemli kesimi olan engellilerin, eğitiminden bakımına kadar bir çok konuda yükünü taşıyan sosyal hizmet çalışanlarının da ciddi sorunlarla mücadele etmek zorunda kaldığını dile getiren Ülker, bu anlamlı günde sosyal hizmet çalışanlarının da unutulmaması gerektiğini belirterek şöyle dedi: "Olağanüstü güç şartlarda görev yapan sosyal hizmet çalışanlarının haklarının ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi, başta engelliler olmak üzere sosyal hizmet götürülen tüm toplum kesimlerine daha nitelikli ve verimli hizmet sunulmasını sağlayacaktır"
Ülker, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle yeniden hatırlanan engellilerimizin sorunlarının en kısa sürede son bulması dileğinde bulunarak, "Engelli vatandaşlarımızın, toplumsal hayatın üretken ve katılımcı bireyleri olarak yaşamlarını sürdürmeleri en büyük dileğimizdir. Bu duygu ve düşüncelerle tüm engelli vatandaşlarımızın 3 Aralık Dünya Engelliler Gününü kutluyorum" dedi.
|